Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi
Tıp Fakültesi

Cinsel Eğitim Merkezi

Soru ve Sorunlarınızı
Bize Yazabilirsiniz

[Ana Sayfa]


CİNSEL EĞİTİM TARTIŞMALARI

İnsanlar, cinsel eğitimi anlama biçimlerine göre olumlu ya da olumsuz tavır göstermektedirler. Bu nedenle insanlar, cinsel eğitimin faydasını, zararını, gerekliliğini ve gereksizliğini tartışmadan önce, cinsel eğitimden anladıklarını tartışsalar, anlaşmazlık noktaları azalacaktır.

Binlerce Yıldır İnsanlar Cinsel Eğitim Almadan da Cinselliklerini Yaşamışlardır!

“Sağlıklı bir cinsel hayat için herhangi bir eğitime gerek yoktur. Çünkü cinsellik insanın yaradılıştan gelen bir özelliğidir. Evlilik kurumu içinde karı-koca cinselliğini öğrenir, tecrübe kazanır.” Bu görüşte olanların cinsel eğitimden anladığı, cinsel teknik ve cinsel ilişkinin biçiminden başka bir şey değildir. Cinsel eğitim sırf bu manada anlaşılırsa yukarıdaki görüşün haklılık payının olduğu kabul edilebilir. Ancak cinsel eğitim konusunda cinsel teknik, çok az bir yer işgal eder.

Gençlere Verilecek Cinsel Eğitim, Tahrike ve Uygunsuz Davranışlara Neden Olur!

Cinsel eğitim adına, gerçekte cinsel eğitimle alakası olmayan, cinselliği tahrik eden, bir çoğu pornografik özellikte olan materyallerin, gençlerin uygun olmayan cinsel ilişkilerine sebep olabileceği düşünülebilir. Ancak ahlâkî boyutlarıyla verilecek cinsel eğitimde gençler, duygularını çok daha kolay kontrol edebilir, kendilerini cinsellikle ilgili tehlikelerden koruyabilirler.

Cinsel Eğitim Toplumun Değer Yargılarına Zarar Verir!

Toplumun değer yargıları dikkate alınmaksızın uygulanmaya çalışılan cinsel eğitim programları tepkiyle karşılanmaktadır. Bazen ahlâkî ve toplumsal değerleri ihmal etmeyen programlara da karşı çıkılabilmektedir. Bu durum, eğitim programının iyi tanıtılamaması, program öncülerinin kişiliklerinin genel kabul görmemesi, ya da insanların önyargılı davranışlarına bağlı olabilir. Nitekim Müslüman bir toplumda “Adet döneminde cinsel ilişkinin sakıncasız olduğu”, “Evlilik öncesi kız ve erkeklerin birbirini daha iyi tanımaları için cinsel yönden yakınlık kurmalarının faydalı olduğu”, “Kızlık zarının ve bekaretin önemsizliği” veya “Mastürbasyonun faydaları” gibi görüşlerin yer aldığı cinsel eğitim programları ve materyalleri yeterli kabul görememektedir.

Gençlere Prezervatif veya Doğum Kontrol İlaçları Önermek Evlilik Öncesi Cinsel İlişkiye İzin Anlamındadır!

Özellikle batı kaynaklı cinsel eğitim programlarında gözlendiği gibi gençlere prezervatif ve doğum kontrol ilaçları önerilmesine hatta dağıtılmasına, cinsel ilişkiye izin anlamına geldiği gerekçesiyle karşı çıkılmaktadır. Bu programı önerenler şöyle bir gerekçe getirmektedirler: Ne yapılırsa yapılsın, gençlerin cinsel ilişkide bulunmalarını önlemek mümkün olmamaktadır. Bu nedenle onlara cinsel yolla bulaşan hastalıklar ve istenmeyen gebeliklerden koruyucu tedbirleri öğreterek ve bu araçları sağlayarak hem bu gençlerin hem de toplumun sağlığını korumak zorundayız. Görüldüğü gibi her kesimin bakış açısına göre haklılık payı mevcuttur. Ülkemizde de AIDS’ten korunmak için yapılan prezervatif reklamları benzer tartışmalara neden olmaktadır.

Cinsellik Ne Kadar Çok Konuşulursa O Kadar Çok Sorun Ortaya Çıkar!

Bu düşünce, önceki dönemlerde köylerde cinsel problemlerin daha az, modernleşme ve şehirleşme arttıkça problemlerin daha çok görüldüğü öne sürülerek savunulmaktadır. Ancak bu husus, modernleşme ve şehirleşme ile cinsel sorunların daha çok ortaya çıkması, insanların cinsel sorunlarını daha kolay ifade etmesi, cinsel tatminini daha çok araması ve cinselliğe olumsuz etki eden faktörlerin fazlalığı ile ilgilidir. Ayrıca köylerde ve önceki dönemlerde cinsel sorunların daha az olduğu görüşü tartışılabilir. Cinsel eğitimde amaçlanan, cinselliği daha çok konuşmak değil, gerekli bilgileri öğretmek ve olumlu duyguları kazandırmakdır.
Cinsel anormalliklerin ve sapmaların çok konuşulması ve gündemde kalmasının bazı hassas kişileri olumsuz yönde etkilediği bir gerçektir. Bunlar anormalliği kendine yakıştırır, endişeye kapılabilirler. Ancak cinsel sapmaların ve anormalliklerin gündemde kalmasından cinsel eğitim değil daha çok medya sorumludur. Cinsel eğitim, anormallik endişesini ve sapmaları ortadan kaldırmayı amaçlamaktadır.


Prof.Dr. Ali İhsan TAŞCI
Üroloji Ana Bilim Dalı Başkanı
Sağlık Bilimleri Enstitüsü Müdürü